Gebelikte Sigara İçmek

Sigara içmek sağlığınız için kötüdür, bunu herkes artık net olarak biliyor. Ancak hamilelikte sigara içimi hem sizi hem de bebeğin sağlığını olumsuz etkiler. Yalnızca siz değil bebek de sigara içiyor. Hamile bir kadın, doğmamış bebeğini göbek kordonuyla tüm yaşamsal besin ve vitaminlerle beslemekle kalmaz, aynı zamanda ihmalkar davranışlarla da ona zarar verebilir. Ancak artan bilinçlendirme kampanyalarına rağmen, birçok hamile anne gebelikte sigara içmenin zararlı etkilerini hala hafife alıyor. Ne yazık ki birçok kadın hamilelik sırasında sigara içmeye devam ediyor. Almanya’da Greifswald Üniversitesinde bu konuda çeşitli araştırmalar yapılmış. Araştırma sonuçları gebelikte sigara içme durumunda bebeğin sağlığını ciddi olarak etkilediğini gösteriyor. Günde 10 tane sigara içen hamile bir kadın, hamilelik bitimine kadar 2700 tane sigarayı zorla bebeğe de dayatmış oluyor. Günde 5 tane içerim, bir şey olmaz diyen hamile kadınlar ise hamilelik dönemi boyunda 1350 adet sigarayı bebeğe de içirmiş oluyor. Bir tane bile içilse, 9 ayda 270 adet sigara eder. Sigaranın içindeki zararlı kimyasal maddelerin 4 milyonu aştığı düşünüldüğünde bu korkunç sonuçlar doğurabilir.

Hamilelik sırasında sigara içmenin en ciddi sonuçları şunlardır:

Göbek kordonu, sigara dumanı ile ilgili kirleticileri bebeğe taşır. Öncelikle sigara dumanı bebeğin kan dolaşımına göbek kordonu yoluyla giren birçok zararlı veya kanserojen madde içerir. Diğer taraftan, nikotin birçok yönden anne karnındaki çocuğa önemli ölçüde daha zayıf bir oksijen ve besin kaynağı sağlar. Birincisi, annenin kanındaki dumandaki karbon monoksit, çocuğa bu şekilde ulaşamayan oksijeni değiştirir. Diğer taraftan, gebelikte sigara içme nedeniyle nikotin tüketimi, kılcal alandaki ve plasentadaki kan damarlarını daraltır, bu da bebeğin oksijen ve besin kaynağını daha da zorlaştırır. Sigara, çocuğun daha zayıf oksijen almasına yol açar, bu da büyümede bazı problemlere yol açar. Sigara içen hamile kadınların çocuklarında bazı gelişimsel problemler arasında; davranış bozuklukları, konuşma bozuklukları zeka geriliği ortaya çıkmaktadır. Ayrıca doğma kusurlarından ziyade, çocukların, daha sonra beyin hasarına bağlı olarak yaşamlarında daha yüksek suç potansiyeline sahip olabileceğini göstermektedir. Yani çocuklar suç işlemeye meyilli oluyorlar. Elbette sakat doğumları da göz ardı etmemek lazım. Nikotin maddesi kan dolaşımına zarar verdiği için ve bu nedenle düşük yapmaya neden olabileceğinden, hamilelik sırasında düşük ve ölü doğum riski artar. Günde on sigara bile, düşük yapma riskini yüzde 46 artırabilir. Prematüre plasenta dekolmanı nedeniyle erken doğumlar daha yaygındır. Çocuğa alerjiler ve astım riski önemli ölçüde artmaktadır. Sigaradan Etkilenen çocuklar daha sonra alerjiler ve astım riskinin daha yüksek olmasının yanı sıra hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı genel olarak daha fazla duyarlılığa sahip olarak doğarlar. Buna ek olarak, sigara içme ani bebek ölüm Sendromu ( SIDS ) üzerinde etkilidir. Sigara içen anne adayları, çocuklarının vücut bağışıklık sistemini hormonal dengesini bozarlar, endojen hormonlar kardiyovasküler sistem üzerinde uyarıcı bir etkiye sahiptir ve belirli endojen koruyucu mekanizmaları kontrol eder. Nikotin maddesi bebeğin gelişimde katkı sağlayan hormonları oluşturmasını ve serbest bırakmasını sağlayan olgunlaşma sürecini engeller. Anne adayları için, sigara içmemek yeterli bir önlem değildir, yanı sıra hamilelikte pasif sigara içimi mevzusuna da dikkat etmek gereklidir. Anne sigarayı pasif içici olarak aldığında, dumanı soluması dahi bebeğe zarar vermesi için yeterlidir.